MÜBADİL TORUNLARI ATALARINI ANDI

Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi 99. yıl dönümü etkinlikleri Beylikdüzü Gürpınar sahilinde gerçekleşti. Beylikdüzü Belediyesi ve Gürpınar Trakyalılar ve Rumeliler Derneği’nin ortak düzenlediği etkinlikte, iki ülke arasında göç etmek zorunda bırakılan mübadillerin…

Yerel Gerçek

Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi 99. yıl dönümü etkinlikleri Beylikdüzü Gürpınar sahilinde gerçekleşti. Beylikdüzü Belediyesi ve Gürpınar Trakyalılar ve Rumeliler Derneği’nin ortak düzenlediği etkinlikte, iki ülke arasında göç etmek zorunda bırakılan mübadillerin yaşadığı acılar anlatıldı. Lozan’da imzalanan Zorunlu Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi ile topraklarını terk etmek zorunda kalan mübadil torunları ve Beylikdüzü’lü vatandaşlar hayatını kaybedenlerin anısına denize karanfil bıraktı.

 

Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan anlaşma sonucu, iki ülke arasında Rum ve Türk nüfusun yer değiştirdiği nüfus mübadelesi Beylikdüzü’nde unutulmadı. Yaklaşık 500 bin Türk ve 1 milyon 200 bin Rum'un yer değiştirdiği ve tarihe “Mübadele” adıyla geçen olay, Beylikdüzü Belediyesi ve Gürpınar Trakyalılar ve Rumeliler Derneği’nin ortak düzenlediği etkinlikle anıldı. Gürpınar Piri Reis Parkı’ında düzenlenen etkinliğe Beylikdüzü Belediyesi 1. Başkan vekili Serdal Mumcu, Gürpınar Trakyalılar ve Rumeliler Derneği Başkanı Gülşah Adar, ilçe protokolü, dernek yetkilileri, Türk- Yunan Mübadil torunları ve çok sayıda vatandaş katıldı. 2019 yılından itibaren Beylikdüzü’nde geleneksel hale getirilerek uluslararası düzeyde düzenlenen zorunlu nüfus mübadelesi anma etkinliğinde, savaşlarda ve göç yollarında hayatını kaybedenlerin anısına Gürpınar sahilinden denize kırmızı karanfiller bırakıldı.

 

Adar: Atalarımızın sesi olmaya çalıştık

Mübadil derneklerin ortak bildirisinin okunmasıyla başlayan anma etkinliğinde konuşan Gürpınar Trakyalılar ve Rumeliler Derneği Başkanı Gülşah Adar, “Bu acı, mübadil torunları olarak bizim birebir yaşadığımız bir acı değil. Ancak yüreğimizin en derin yerinde hissettiğimiz ve sarmaladığımız bir acı. Onların duyduğu hüznü ve özlemi yüreklerimizde hissediyoruz. Bizler yaşadıkları büyük travmalarla susan, konuşamayan ama memleket denildiği zaman gözleri dolarak ‘Ah sorsalar da hep anlatsam’ diyen birinci kuşak mübadil atalarımızın sesi olmaya çalıştık. Ayrıca geçmişten alınacak dersleri alarak, gerçekleri bilerek, ileriye dönük yüzümüzle geleceğe umutla yürümeyi hedefliyoruz. Bugün burada sizlerin huzurunda göç yolunda hayatlarını kaybeden tüm mübadilleri saygı ve rahmetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

 

Mumcu: Bedelin en büyüğünü mübadele edenler ödedi

İnsanların özellikle doğduğu topraklardan koparılma acısının hiç bir şeyle tarif edilemeyeceğini vurgulayan Serdal Mumcu ise, “Her yıl burada acıları paylaşmak için bir araya geliyoruz. Acıları paylaşmaktan ziyade acılarımızı hatırlamak üzere bir araya geliyoruz. Birçoğumuz belki bunu yaşamadık. Hatta ve hatta mübadil torunları olarak sizlerde birebir bunu yaşamadınız. Fakat hayat boyu bunu hissetiniz. Bizler de bunu hissediyoruz. Beylikdüzülüler olarak, Beylikdüzü’nde yaşayan insanlar olarak bu acıları en derinden hissediyoruz. İnanın mübadelenin bu tarafıyla mübadelenin öbür tarafı arasında hiçbir fark yok. Ben bunu bire bir tecrübe ettim. Aynı acıları, aynı yürekleri taşıyorlar. Milli mücadelenin bir bedeli vardı. Bu bedeli de tüm topraklar ödedi ama bu bedelin en büyüğünü mübadele edenler ödedi. Bu hakkı da teslim ediyoruz.” şeklinde konuştu.