İçişleri Bakanı Soylu: ByLock'ta bugüne kadar 215 bin hesap tespit ettik

İçişleri Bakanı Soylu, "Şifreli haberleşme programı ByLock'ta bugüne kadar 215 bin 92 hesap, 92 bin 702 tekil kullanıcı tespit ettik." dedi.

Yerel Gerçek

 

ANKARA(AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki bir otelde düzenlenen "5. Uluslararası Siber Suçlar Çalıștayı"nda, ilk bilgisayar "Eniac" kullanılmaya başladığında bu toplantıya konu teşkil edecek sorunların hiçbirisinin ortada olmadığını belirtti.

Bilgisayarların ağ kablolarıyla birbirine bağlanmasıyla sorunların ortaya çıkmaya başladığını ifade eden Soylu, böylece yeni bir etkileşim alanının da oluştuğunu vurguladı.

Soylu, ülkelerin bir süre sonra siber saldırı timleri kurmaya başladıklarına işaret ederek, hacker gruplarının milli ordular gibi başka ülkelere operasyonlar yaptıklarını kaydetti.

Dijital alanın, bir küresel mücadele alanı, bir suç ve kriminal alan haline geldiğine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti:

"Kontrol edilemez, güncel hukuk içine alınmaya çalışılması antidemokratik olarak lanse edilen ve böylece kendini korumaya çalışan dijital alandaki gelişmiş ülkeler, siber suçlarla ilgili kanun çıkarırken aslında ellerini pek de korkak alıştırmıyor. Son örneğini Almanya'nın siber güvenlik yasasında gördük. Kritik altyapılar için gereken bilgi güvenliği standartlarını zorunlu hale getiriyor. Emniyetin altında bulunan kriminal soruşturma bürosu artık basit dijital suçlardan komplike siber casusluk operasyonlarına kadar geniş bir alanda operasyon yapabilecek. 

Yasa, telekom şirketlerini müşterilerinin data trafiğini 6 ay boyunca saklamakla yükümlü tutuyor. Saklanan bu bilgiler talep edildiği durumda polis tarafından soruşturma sırasında kullanılabilecek. Özetle insanlık dijital dünyanın somut sonuçlar üretmeye başladığını gördükçe uzaktaki o alanı, kendi gündelik alanına yaklaştırmaya ve örtüştürmeye başlıyor." 

Soylu, internetten işlenen suçun da gerçek bir suç olduğuna değinerek, bugün dijital ortamı sınırsız demokrasi alanı olarak tarif etmeye ve böylelikle suça meşruiyet sahası açmaya çalışan bir anlayışın olduğunu vurguladı.

"FETÖ, virüs gibi adamları maalesef çok etkin yerlerin başına oturttu"

Türkiye'nin siber suçlar noktasında oldukça önemli deneyimler yaşadığına değinen Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"FETÖ, DEAŞ, PKK ve aşırı sol terör örgütlerle eş zamanlı bir mücadele veren Türkiye, bu örgütlerin hepsiyle aynı zamanda dijital ortamda mücadele halindedir. Özellikle FETÖ, bu örgütlerden çok farklı bir yol izledi. Klasik hackerlar bilgisayarınıza virüs gönderirken FETÖ, virüs gibi adamları maalesef çok etkin yerlerin başına oturttu. Buradaki yabancı dostlarımız belki ifade etmeye çalıştığım bu gerçekliği kafalarında somutlaştıramıyor olabilirler. Beni bağışlasınlar, biz terör örgütlerinin beta versiyonuyla karşılaştık ve Batı bu tehlikeyi ısrarla görmezden geliyor. 

Önce dijital ve hukuksal terör örgütü olarak başladılar ve bir gecede verilen talimatla silahlı terör örgütü kimliklerini ortaya çıkardılar. Öyle kalaşnikofla veya el yapımı patlayıcı (EYP) ile değil, F-16 ve tanklarla saldırdılar. Bu altyapıyı, bu iletişimi, dijital ortamın sınırlarını zorlayarak yaptılar. Bilişim kurumlarımıza elemanlarını yuvalamaktan, bildiğiniz basit ankesörlü telefonlar üzerinden kurdukları ağlara kadar her türlü dijital stratejiyi ortaya koydular. Şifreli haberleşme programı ByLock'ta bugüne kadar 215 bin 92 hesap, 92 bin 702 tekil kişi tesbit ettik. Yani bir şekilde ilişki kurdukları herkesi sisteme dahil etmişler. İfade ettiğim gibi bilgisayarlara virüs göndermekle yetinmemişler, bilgisayarların başına virüs gibi insanlar yerleştirerek siber saldırıyı reel saldırıyla takviye etmişler."

Terörle mücadele 

Terör örgütü DEAŞ'ın, siber dünyayı daha ziyade eğitim vermek, yeni eleman devşirmek, propaganda yapmak ve elemanlarını motive etmek için kullandığına işaret eden Soylu, aşırı sol örgütler ve FETÖ'nün, özellikle Gezi olaylarında yaptıkları gibi toplumu kışkırtmak, yanlış bilgilendirmek, çeşitli algı operasyonları yapmak ve bunu yönetmek için kullandığını söyledi.

Soylu, PKK'nın ise kendi müzahir kitlesini bir arada tutmak, haberleşme, örgütün hala ayakta olduğu yönünde algı oluşturmak, bildiri ve tehditlerini kendi kitlesine ileterek dağılmayı önlemeye çalışmak için dijital teknolojiyi kullandığını, terör örgütlerinin sahip oldukları teknolojik yöntemleri birbirleriyle paylaştıklarını açıkladı.

Terörle mücadele operasyonlarında silah, uyuşturucu ve yaşam malzemelerinin yanı sıra laptop, CD ve diğer dijital materyallerin ele geçirildiğine dikkati çeken Soylu, terör örgütünün bu teknolojiyi her yerde kullanmaya gayret ettiğini ve kendilerine göre bundan istifade ettiklerini anlattı.

"Tarihimizin en güçlü operasyonlarını gerçekleştireceğiz"

Türkiye'nin 2011'de Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığını kurduğunu anımsatan Soylu, şu değerlendirmede bulundu:

"Özellikle FETÖ ihaneti dolayısıyla bu noktada ciddi yara aldık. Ancak özellikle son iki yıldır bu alana ciddi yatırımlar yapıldı. 500 yeni sivil personel aldık ve 21 il siber birimine yüksek hızlı dijital veri inceleme sunucuları kurduk. Ülkemizde sadece yasa dışı bahisin yıllık cirosunun 50 milyar lirayı geçtiği değerlendirilmektedir. Yasa dışı bahis konusunda 2017 ve 2018'de ciddi hamleler, operasyonlar yaptık ama 2019'da sanal bahis, yasadışı bahis, sanal kumar konusunda belki de tarihimizin en güçlü operasyonlarını gerçekleştireceğiz. Bütün altyapılarını hazırladık. Türkiye'de sanal kumar, sanal bahis, yasa dışı bahis konusunda kimseye nefes aldırmayacağımızı ve bütün birimlerimizin buna konsantre olması gerektiğini bir kere daha belirtmek istiyorum." 

Çevrimiçi yasadışı bahiste 2016-2017 yılları arasında işlenen suçlarda yüzde 40 oranında artış olduğunu ifade eden Bakan Soylu, "Son bir yılda bu konuda bin 409 olaya müdahale edilmiş, 2 bin 133 şüpheli yakalanmış, toplam 31 milyon 859 bin 78 liraya el koyulmuştur. Siber suçlar kapsamında 2018 yılında toplam 54 bin 374 bilişim suçu işlenmiştir. Bu rakamın içinde çocuğun cinsel istismarı, ödeme sistemlerinin kötüye kullanılması, bilişim sistemleri ihlali ve oltalama gibi suçlar vardır. Yapılan operasyonlarda toplam 18 bin 330 kişi yakalanarak adli makamlara teslim edilmiştir." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Soylu, FETÖ operasyonlarının önemli bir ayağını da siber suçların oluşturduğuna dikkati çekerek, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ele geçirilen 1 milyon 750 bin 140 dijital materyalin, 1 milyon 223 bin 349'unun incelenmesinin tamamlandığını bildirdi.

Siber suçlarla mücadele alanında çalışan personeli tebrik eden Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 100 günlük icraat programındaki 300 bin materyalin hedeflendiğini ancak siber birimlerinin 305 bin 538 materyali süresi içinde incelediğini aktardı.

Soylu, darbe öncesi yıllık materyal inceleme kapasitesinin 45 bin civarında olduğunu, bugün bu sayının yıllık 704 bin 417'ye yükseltildiğini vurgulayarak, Türkiye'nin özellikle ödeme sistemlerine yönelik saldırılarla yoğun bir mücadele verdiğini söyledi.

Türkiye'de bilişim suçlarında 2016-2017 yıllarında yüzde 10 artış yaşandığını kaydeden Soylu, ödeme sistemleri alanında işlenen suçlarda ise aynı dönemde yüzde 25 artış olduğunu ifade etti.

Terör örgütü yanlısı siber faaliyetler

İnternette suç içeriklerinin araştırılması amacıyla 7/24 esasına göre çalışan sanal devriyeler oluşturduklarını anlatan Soylu, "Bu kapsamda 2018 yılı içinde terör örgütü yanlısı siber faaliyet içinde bulundukları tespit edilen 110 bin civarında sosyal medya hesabı takip edilerek 45 bin hesabın kullanıcısı deşifre edilmiş, bunlardan 7 bin kişi yakalanarak adli makamlara teslim edilmiştir." dedi.

Soylu, Türkiye'nin 2015 yılından itibaren NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezine sponsor ülke olarak destek verdiğini anımsatarak, 47 ülke tarafından imzalanan Avrupa Sanal Ortamda İşlenen Siber Suçlar Sözleşmesi'nin 2015'ten itibaren yürürlüğe girerek Türkiye'nin iç hukukunun bir parçası olduğunun altını çizdi.

Soylu, Türkiye'nin yazılım üretme noktasında da önemli bir üretici konumuna geldiğini söyledi. 

Muhabir: Orhan Onur Gemici

 

Muhabir Orhan Onur Gemici

Yayınlayan Esra Akgün